26 Ekim 2010 Salı

Yükselen maliyetler ve Pilot takım uygulaması


Gördüğünüz amblem benim çok sevdiğim bir takımın. Kendileri Danimarka'nın köklü kulübü Viborg FF. Kendileri ile tanışmam bahis dünyasına adım atarak iskandinav liglerindeki inanılmaz ekmeği fark etmem ile oldu. Kafaya oynayan sürpriz takımdı Viborg FF.  Kendi sahasında Copenhagen ve Brondby'e kök söktürüp sürpriz skorlarla çok güzel paralar kazandırmıştı zamanında bana. Niye bu takımı örnek mi verdim. Şöyle izah edeyim size. Viborg küçük bütçesi ile büyük işler başardıktan sonra sponsorunun yaşadığı ekonomik sorunlar sonunda ufalmak zorunda kaldı. Bunun doğal sonucu olarakta önce güçlerini kaybettiler, sonra 2.lige düştüler ve son olarakta kulüp satışa çıktı. Zamanında uzun uzadıya araştırmıştım. Rakamı size hatırladığım kadarıyla söyleyeyim. 1,3 mio €'ya kulüp satıldı. ( Tüm branşları ile ) Şimdi size neden bundan bahsediyorum.

Günümüzde transferde inanılmaz rakamlar dönüyor. Yanlış harcanan paralar. Sabır gösterilmeyen oyuncular, erkenden kaybedilen genç yetenekler. İskandinavya'nın iklim yapısı vs. belki bize bire bir paralel değil ancak ortada şöyle önemli bir fırsat var bu konuda. Zaten takımımızın bundan sonra yöneleceği pazar belli ki Avrupa ve Afrika. İskandinavya'nın genel lig yapısını incelediğimizde zaten açıkça ligin genç brezilyalı, afrikalı ve iskandinav oyunculardan oluştuğunu görüyoruz. Şimdi şöyle bir hesap yapalım. Bir takımı 2 mio €'ya satın alsak herhangi bir iskandinav liginden. Sonra 20 tane 500.000€'ya genç oyuncu Afrika'dan, İskandinav ülkelerinden ve Brezilya'dan transfer edip bu takımın kadrosunu oluştursak. Başına 1 mio €'ya gençlerle başarılı bir şekilde çalışabilen bir teknik direktör getirsek. Üstüne bir de senelik 2 mio € genel gideri olsun bu takımın. Toplam maliyet 15 mio € oluyor. Şöyle düşünelim. Bir Stoch transferi için 6,5 mio € bonservis oyuncuya vereceğimiz senelik 2,5 mio € yu katarsak 4 senelik maliyeti zaten 16,5 mio€'ya geliyor. Yani bu demektir ki bir tane genç oyuncu çıkarabilirse bu takım senede o zaman zaten neredeyse kuruluş amacına ulaşır. Tam verim alamayıp diğer takımları satılacak oyunculardan gelecek paraları filan hesaplamayalım bile. Size çok net bir örnek vereyim. Djiby Fall'ı herkes Fenerbahçe - Randers maçlarından hatırlar. Adama hayran kalmıştık. Tek başına tüm stoperlerimizi birbirine vurmuştu adeta. Randers'a Vitre adlı bir Fransız takımından bedavaya geliyor Djiby. Randers'ta başarılı bir sene geçirince Araplar hemen atlıyor ve 1.3 mio€'ya transfer ediyorlar Djiby'i. Orada önemli bir sakatlık geçirince Odense'ye Danimarka'ya geri dönüyor 880.000€'ya. Orada yılın oyuncusu olup 4 mio€'ya Lokomotiv Moskova'ya gidiyor. Baktığınızda neredeyse maliyetsiz keşfedilen bir oyuncu için çok önemli rakamlar. O yüzden işte tabela stresi olmadan yerel ligi gelişime açık bir ülkede düşük maliyetle bir takım alırsak ileride transferde hangi yabancıyı alacağız diye düşünmeyiz. Aynı şekilde kendi genç yeteneklerimizden de iki üçünü yollarsak, hem bank asya gibi sertliğe dayalı bir ligde sürünmekten kurtarırız, hem dil bakımından yetişirler, hem de avrupa futboluna erken adapte olurlar.

Sadece bir sene bir oyuncu az alalım ama bu yatırımı yapalım bence.

Yorumlarınızı bekliyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder