Yorum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yorum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
29 Ağustos 2010 Pazar
Okan Alkan
Aykut Hoca'nın en çok desteklediğim yanı bugün ortaya çıkacak. Okan ilk 11 de diye haber aldım çok mutlu oldum. İkinci Gökhan'ımız yolda.
20 Ağustos 2010 Cuma
Deivid de Souza
Dün de belirtmiştim. Bir hüzün kaplamıştı içimi sempatik Brezilyalı'dan ayrılık haberini aldığımda. Hoş 1 aydır devam eden gelişmeler sonucu sonunda noktayı koymuştu Fenerbahçe kariyerine. Çok zor günler geçirdi. Bacağının kırılması, annesini kaybetmesi, ilk geldiği sene yaşadığı uyum sorunu vs. Ama üstesinden geldi sempatik Brezilyalı her türlü sorunun. Kritik maçlarda attığı goller, verdiği mücadele, bize yaşattığı sevinçler, izlerken bizleri inanılmaz eğlendiren gol sevinçleri. Hepsi hoş birer hatıra olarak anılarımızda kalacak.
Keşke ile başlayan cümleler vardır ya, hepimizin hayatı boyunca bol bol kullandığı. İşte onlar Deivid için bolca kullanılabilir. Keşke ayağını kırmasadı. Keşke biz o berbat sahada antreman yapmak zorunda kalmasaydık. Keşke Aragones'in azıcık kafası çalışsaydı ve ben böyle sahada idman yapmam arkadaş diyebilseydi. İşte o zaman inanın ne Dia'ya gerek olurdu, ne de Kazım'ın sorunlarını takardık.
Ama netice de alına ne yazılıyorsa o oluyor. Bundan sonra Flamengo forması ile izleyeceğiz Deivid'i. Umarım orada başarılı olup son 4 senesini en mutlu şekilde geçirir. Sonra da küçükken hep özlemini duyduğu baba sevgisini çocuklarına en derin şekilde hissettirir.
Kendine iyi bak dost...
Keşke ile başlayan cümleler vardır ya, hepimizin hayatı boyunca bol bol kullandığı. İşte onlar Deivid için bolca kullanılabilir. Keşke ayağını kırmasadı. Keşke biz o berbat sahada antreman yapmak zorunda kalmasaydık. Keşke Aragones'in azıcık kafası çalışsaydı ve ben böyle sahada idman yapmam arkadaş diyebilseydi. İşte o zaman inanın ne Dia'ya gerek olurdu, ne de Kazım'ın sorunlarını takardık.
Ama netice de alına ne yazılıyorsa o oluyor. Bundan sonra Flamengo forması ile izleyeceğiz Deivid'i. Umarım orada başarılı olup son 4 senesini en mutlu şekilde geçirir. Sonra da küçükken hep özlemini duyduğu baba sevgisini çocuklarına en derin şekilde hissettirir.
Kendine iyi bak dost...
13 Ağustos 2010 Cuma
Robson De Souza - Robinho
Gündeme bomba gibi düştü Robinho ismi. Olmama ihtimali, olma ihtimalinin yanında bir dev gibi duruyor. Ancak bir kez daha anladım ki bize böyle isimlerle anılmak lazım. Kimisini eminim tatmin ediyordur Dia,Stoch,Niang isimleri. Ama beni etmiyor. Tarihimiz boyunca hep yıldızlar takımı olmuşuz. Parmak ısırtan oyuncular hep bizim formamızı terletmiş. Bilmiyorum. Takım olmak güzel bir şey. Ancak arada onu resitale çeviren oyuncular da lazım. Kaptanımızın tartışıldığı bu yılda bize bir renk lazım diye düşünüyorum.
Robinho bence bu konuda ideal bir isim. Herkes Ayşegül gibi oynayan takım istemiyoruz diyor ama Selçuk uzun pası taca atınca da homurdanma başlıyor. Futbol iyi futbolcular ile oynanır. Robinho transferine burun kıvıran ise pardon ama sene boyunca statta her türlü pas hatasında, kötü futbolda homurdanmadan sussun.
Robinho bence bu konuda ideal bir isim. Herkes Ayşegül gibi oynayan takım istemiyoruz diyor ama Selçuk uzun pası taca atınca da homurdanma başlıyor. Futbol iyi futbolcular ile oynanır. Robinho transferine burun kıvıran ise pardon ama sene boyunca statta her türlü pas hatasında, kötü futbolda homurdanmadan sussun.
12 Ağustos 2010 Perşembe
Sokaklardan Old Trafford'a
Mutlu sonla biten Türk filmlerini sever misiniz ???
Eğer öyleyse bu yazıyı okuyun. Gerçekten ilginç, ilginç olduğu kadar acıklı bir hikaye bu.
Tiago Manuel Dias Correia ismi size ne ifade ediyor bilmiyorum. Bana geçen sabah yataktan kalkıp ofiste gazetelere bakana kadar hiç bir şey ifade etmiyordu. Bir insan düşünün. 15 - 16 yaşına kadar sokaktan çöp toplayarak geçinmeye çalışıyor. Sokaklarda yaşam kavgası veriyor. En büyük eğlencesi ise sokakta, onun gibi evsiz insanlarla top oynamak.
Tiago Manuel Dias Correia'nın hikayesi bu. Ya da küçüklüğünden itibaren abisinin onu çağırdığı ismiyle "Bebe"'nin. Anne ve babası tarafından yetiştirme yurduna verilip; hayatın zorluklarıyla mücadele ederek yaşam kavgası veren bu adam artık Manchester United forması giyiyor. Hikayesi ilginç Bebe'nin. Loures adlı ufak Portekiz kasabasının mahalli genç takımında oynarken Amadora takımının dikkatini çeken bu genç daha sonra asıl patlamasını, size ilginç gelecek ama "Portekiz Evsizler Milli Takımı"'nda yapıyor. Burada çıkardığı başarılı maçlar sonucu Amadora A takımına yani üçüncü lige terfi ediyor. Olayıns sonrası ise daha da ilginç Sene başında Vitoria Guimares'e transfer olan Bebe daha Portekiz 1.Liginde bir maç oynamadan kontratındaki satın alma maddesi çalıştırılarak 10 mio€ bonservis bedeliyle Manchester United'a transfer oluyor.
NAsıl mı ??? Alex Ferguson'ın kulağına fısıldayan eski bir dost sayesinde. Carlos Queiros. Ferguson'a tavsiye eden eski dost olunca ihtiyar kurt dayanamamış ve kadrosuna Berbatov,Rooney,Hernandez,Owen ve Macheda'dan sonra 6.santraforunu da katmış.
Büyük ihtimalle Bebe'yi kasım ayında Carling kupasında ilk kez görebiliriz. Ama olsun bir kül kedisi masalı gerçek olmak üzere. Hayatım boyunca ilk kez Ferguson'un hayırlı bir iş yaptığını gördüm ya. Artık ölsem de gam yemem.
Eğer öyleyse bu yazıyı okuyun. Gerçekten ilginç, ilginç olduğu kadar acıklı bir hikaye bu.
Tiago Manuel Dias Correia ismi size ne ifade ediyor bilmiyorum. Bana geçen sabah yataktan kalkıp ofiste gazetelere bakana kadar hiç bir şey ifade etmiyordu. Bir insan düşünün. 15 - 16 yaşına kadar sokaktan çöp toplayarak geçinmeye çalışıyor. Sokaklarda yaşam kavgası veriyor. En büyük eğlencesi ise sokakta, onun gibi evsiz insanlarla top oynamak.
Tiago Manuel Dias Correia'nın hikayesi bu. Ya da küçüklüğünden itibaren abisinin onu çağırdığı ismiyle "Bebe"'nin. Anne ve babası tarafından yetiştirme yurduna verilip; hayatın zorluklarıyla mücadele ederek yaşam kavgası veren bu adam artık Manchester United forması giyiyor. Hikayesi ilginç Bebe'nin. Loures adlı ufak Portekiz kasabasının mahalli genç takımında oynarken Amadora takımının dikkatini çeken bu genç daha sonra asıl patlamasını, size ilginç gelecek ama "Portekiz Evsizler Milli Takımı"'nda yapıyor. Burada çıkardığı başarılı maçlar sonucu Amadora A takımına yani üçüncü lige terfi ediyor. Olayıns sonrası ise daha da ilginç Sene başında Vitoria Guimares'e transfer olan Bebe daha Portekiz 1.Liginde bir maç oynamadan kontratındaki satın alma maddesi çalıştırılarak 10 mio€ bonservis bedeliyle Manchester United'a transfer oluyor.
NAsıl mı ??? Alex Ferguson'ın kulağına fısıldayan eski bir dost sayesinde. Carlos Queiros. Ferguson'a tavsiye eden eski dost olunca ihtiyar kurt dayanamamış ve kadrosuna Berbatov,Rooney,Hernandez,Owen ve Macheda'dan sonra 6.santraforunu da katmış.
Büyük ihtimalle Bebe'yi kasım ayında Carling kupasında ilk kez görebiliriz. Ama olsun bir kül kedisi masalı gerçek olmak üzere. Hayatım boyunca ilk kez Ferguson'un hayırlı bir iş yaptığını gördüm ya. Artık ölsem de gam yemem.
Cristian Baroni
Kimine göre Aurelio'nun kramponunun bağı olamaz, kimine göre tek yönlü, kimine göre kaçak oynuyor. Geldiğinden beri övgüden çok eleştiri aldı. Çoğunluk adamın hakkında olumsuz düşünüyor. Bana kalırsa ideal bir ön libero. Ama tabii ki doğru sistem içinde. Biz öyle adamlar istiyoruz ki Alex gibi ara pası atsın, Appiah kadar mücadele etsin, Marco kadar top çalsın. Zaten bu özellikleri bir arada bulunduran oyuncu sayısı tüm dünyada 10 - 15'i geçmez.
Elimizde bir Baroni var. Biz beğenmiyoruz. Diyoruz ki çok geride duruyor. Peki size bir soru ? Emre sizce kariyerinin en iyi sezonlarından birini yaşadığı geçen sene nasıl bu kadar rahat oynadı ??? İki isim sayesinde. Selçuk ve Cristian.
Kesin olan birşey var. Cristian'ı hiç bir zaman Aurelio gibi yerlerde yatarak müdahele yaparken görmeyeceksiniz. Sebebi basit. Yapı farkı. Aurelio top çalardı ama Cristian gibi 50 metreye pası 5 kere denese 1 tane atabilirdi. Ya da hucum ederken atağın yönünü değiştirmek. Bunlar çok önemli meziyetler. Bunların hepsi Cristian'da var. Uzaktan sürpriz sert şutlar çıkarabiliyor.
Top kapamıyor diyenlere bir soru ? Xabi Alonso'yu kaç kez yerde görüyorsunuz bir maçta ?
Baktığınızda bence eksisinden kat ve kat fazla artısı olan bir oyuncu Cristian. Yerli iyi bir stoper alınabilirse eğer ilk 11'in değişmezi olur Cristian. Her zaman Cristian - Emre - Topuz üçlüsünün oynadığı bir orta sahayı tercih ederim eldeki kadroya baktığımda.
Son bir şey daha söyleyeyim. daum eğer 65 dk. beklemeseydi Trabzon maçında Cristian'ı oyuna almak için şu an muhtemelen şampiyonduk ve bunların hiçbirini konuşmuyorduk.
Elimizde bir Baroni var. Biz beğenmiyoruz. Diyoruz ki çok geride duruyor. Peki size bir soru ? Emre sizce kariyerinin en iyi sezonlarından birini yaşadığı geçen sene nasıl bu kadar rahat oynadı ??? İki isim sayesinde. Selçuk ve Cristian.
Kesin olan birşey var. Cristian'ı hiç bir zaman Aurelio gibi yerlerde yatarak müdahele yaparken görmeyeceksiniz. Sebebi basit. Yapı farkı. Aurelio top çalardı ama Cristian gibi 50 metreye pası 5 kere denese 1 tane atabilirdi. Ya da hucum ederken atağın yönünü değiştirmek. Bunlar çok önemli meziyetler. Bunların hepsi Cristian'da var. Uzaktan sürpriz sert şutlar çıkarabiliyor.
Top kapamıyor diyenlere bir soru ? Xabi Alonso'yu kaç kez yerde görüyorsunuz bir maçta ?
Baktığınızda bence eksisinden kat ve kat fazla artısı olan bir oyuncu Cristian. Yerli iyi bir stoper alınabilirse eğer ilk 11'in değişmezi olur Cristian. Her zaman Cristian - Emre - Topuz üçlüsünün oynadığı bir orta sahayı tercih ederim eldeki kadroya baktığımda.
Son bir şey daha söyleyeyim. daum eğer 65 dk. beklemeseydi Trabzon maçında Cristian'ı oyuna almak için şu an muhtemelen şampiyonduk ve bunların hiçbirini konuşmuyorduk.
Antu Sorunsalı
Dün gece belirttiğim gibi Antu hakkında kısa bir iki satır karalamak istiyordum uzun süredir. Öğlen arası sanırım bunun için ideal bir zaman. Son 1 haftadır artık Antu'da yazı yazmamaya başladım. Bana kalırsa antu yönetimi gitgide kendi isteklerine göre yönetimi şekillendirmeye çalışıyor.
FB yönetimine yapılan en ağır ithamlar, en alaycı konuşmalar pas geçilirken, X bir insanın gülme smileysi ya da konu dışı yazdığı ufak bir mesaj ceza almasına sebep oluyor.
Antu'nun dışarıdan görüntüsü gitgide yönetime muhalif kanat olma yolunda ilerlediğini gösteriyor. Tabii ki muhalefet yapılabilir ya da eleştiri getirebilir. Ancak foruma yazı yazan bazı kullanıcılar hadlerini o kadar aşıyorlar ki bazen nutkum tutuluyor. İşin en acı tarafı herhalde Antu yönetiminin de nutku tutuluyor ki hiç bir eylemde bulunmuyorlar. Kendilerine göre bir doğruları vardır herhalde diyorum ama Fenerbahçe Spor Kulübü'nün en yüce makamı olan başkanlık koltuğunda oturan kişiye hakarete varan hatta direk hakaret eden kişilerin cezayı bıraktım, uyarı bile almadığı bir forum da; kimse kusura bakmasın ben art niyet ararım.
Eski Fenerlist zamanlarını, forumun birleştirici unsurunun ağırlık bastığı, insanların iyi niyet ile hareket ettiği günleri özledim.
Bir tane e-mail sahibi olursan FB camiası ile her türlü dalga geçme ve hakaret etme hakkına sahip oluyorsun maalesef artık. Çok mu zor üye olurken cep telefonu ile üyelik aktivasyon kodu yollamak. bakın bakalım o zaman bu kadar klavye kabadayısı, bu kadar kedi karga forumda dolaşır mı ???
Çözüm istense, çözüm çok kolay ancak ben şu anki durumdan Antu yönetiminin rahatsız olduğunu "Hiç ama Hiç" düşünmüyorum.
FB yönetimine yapılan en ağır ithamlar, en alaycı konuşmalar pas geçilirken, X bir insanın gülme smileysi ya da konu dışı yazdığı ufak bir mesaj ceza almasına sebep oluyor.
Antu'nun dışarıdan görüntüsü gitgide yönetime muhalif kanat olma yolunda ilerlediğini gösteriyor. Tabii ki muhalefet yapılabilir ya da eleştiri getirebilir. Ancak foruma yazı yazan bazı kullanıcılar hadlerini o kadar aşıyorlar ki bazen nutkum tutuluyor. İşin en acı tarafı herhalde Antu yönetiminin de nutku tutuluyor ki hiç bir eylemde bulunmuyorlar. Kendilerine göre bir doğruları vardır herhalde diyorum ama Fenerbahçe Spor Kulübü'nün en yüce makamı olan başkanlık koltuğunda oturan kişiye hakarete varan hatta direk hakaret eden kişilerin cezayı bıraktım, uyarı bile almadığı bir forum da; kimse kusura bakmasın ben art niyet ararım.
Eski Fenerlist zamanlarını, forumun birleştirici unsurunun ağırlık bastığı, insanların iyi niyet ile hareket ettiği günleri özledim.
Bir tane e-mail sahibi olursan FB camiası ile her türlü dalga geçme ve hakaret etme hakkına sahip oluyorsun maalesef artık. Çok mu zor üye olurken cep telefonu ile üyelik aktivasyon kodu yollamak. bakın bakalım o zaman bu kadar klavye kabadayısı, bu kadar kedi karga forumda dolaşır mı ???
Çözüm istense, çözüm çok kolay ancak ben şu anki durumdan Antu yönetiminin rahatsız olduğunu "Hiç ama Hiç" düşünmüyorum.
11 Ağustos 2010 Çarşamba
Fenerbahçe 2010 - 2011
Pazar akşamı 21:45'te sessiz mabedimiz de yeni sezonu açıyoruz. Herkesi bir korku kapladı gidiyor. FB bu sene çok kötü, takım iş yapmaz, forvetimiz de yok diye panik havası tam gaz.Gerçekten durum bu kadar kötü mü yoksa biz mi abartıyoruz ???
Öncelikle YB maçında oynamayan oyuncuları bir kenara yazalım. Lugano - Gökhan - Topuz - Özer . Bu dört oyuncu geçtiğimiz sene neredeyse ikinci yarıdaki maçların hepsinde ilk 11 oynadılar. Yerlerine kim oynadı ?? Bekir - İlhan - Stoch ve Dia. Açık olarak gözüküyor ki ortada çok ciddi bir çelişki var. Spor yazarlarını zaten hiç anlamadım, hiç bir zamanda anlayamayacağım. Geçen sene Özer ve Mehmet Topuz'u herkes kanat oyuncusu olmadıkları, kanatta oynayıp bir orta kesemedikleri için yerden yere vuruyorlardı. Ancak birşey unutuyorlardı. Bu takım o kadar maçı üst üste bu iki oyuncu sayesinde kazanmıştı. Selçuk yıldız olmuştu. Selçuk'un yıldız olma nedeni o dönem aşırı formda olması mıydı ??? Takımın orta sahasının full koşan adamlardan kurulu olması idi. Böylece ikili , üçlü sıkıştırmalar çoğaldı ve Selçuk gibi top kapma yeteneği fazla olan adamlar göze battı. Bir takımda 4 orta saha oyuncusunun pres yapması ile sadece iki kişinin koşması gece ile gündüz kadar fark ettirir oyunu.
Aykut Hoca burada yanıldı. Dia ile Stoch aynı tarz oyuncular. Tamam ofansif yaratıcılıkları üst düzeyde ancak defansif olarak tek yaptıkları elleri bellerinde maçı seyretmek. Stoch azda olsa çabalıyor ancak pek defansif yeteneği yok. O yüzden Stoch + Dia + Alex formülü tam olarak intihardı. Ben gerçekten Aykut Hoca'nın böyle bir yanlışa düşeceğini hiç düşünmemiştim. Dia ile Stochun aynı anda sahada olmasının tek formülü Alex'in oynamamasıdır. Nasıl zamanında Revivo - Rapaiç - Baliç'i aynı anda oynatamadıysak gene aynı problemi yaşayacağız. Bu yüzden ben Antalyaspor maçında Aykut Hoca'dan farklı bir 11 bekliyorum. Tabii ki Antalyaspor karşısında olayı fazla ciddiye almayıp gene ofansif zenginliklerle sahaya çıkabilir. Ama o zaman bilin ki maç tam mahalle maçı olur.
Açıkçası benim beklediğim 11 : Volkan - Gökhan - Lugano - Bilica - Santos - Emre - Selçuk - Cristian - Dia - Alex - Semih.
Tabii Özer'in son durumunu bilemiyorum. İdmanlarda oynuyor ama maç kondüsyonu ne durumdadır tam emin değilim Bildiğim kadarıyla Topuz bu maça yetişemiyor.
Bu maç bir nevi Paok maçının provası olacak. Herkesin aksine ben hiçte karamsar değilim maç ile ilgili. YB maçları tamamen bir hayal dünyasından uyanıştı Aykut hoca için. Ben kendisini tanıdığım kadarıyla söyleyeyim aynı hatayı iki kere yapacak biri değil. O yüzden artık çift kanat oyunculu çıkacaksak sahaya 3 orta sahalı, Alex ile çıkacaksa ise tek kanat oyuncusu ve özer -topuz ikilisinden birini kadroya alarak çıkacaktır.
Son olarak hep söylediğimi burada bir kez daha tekrarlayayım. Bilica - İlhan tandemi intihar etmekle eş değerdir. O yüzden YB'nin girdiği pozisyonları hele böyle bir orta saha dörtlüsüylen oynarken fazla kaale almayın. Lugano döndüğü an olay düzelir. Üstelik Bekir gibi sinir stres içinde oynamayan, harika ters kademeye giren GG'de takıma dönmüşken.
Son ekleyeceğim şey Emre'nin bence Antalya maçında oynatılmayıp kondüsyon çalışmasına tabi tutulması gerekliliği. Milli maçı izledim şimdi. Sezon başı kampına tam olarak katılamadığı için ciddi eksiklikleri var. Ufak bir kuvvet idmanı seansı kendine getirir açığı kapatır. Benden söylemesi...
Öncelikle YB maçında oynamayan oyuncuları bir kenara yazalım. Lugano - Gökhan - Topuz - Özer . Bu dört oyuncu geçtiğimiz sene neredeyse ikinci yarıdaki maçların hepsinde ilk 11 oynadılar. Yerlerine kim oynadı ?? Bekir - İlhan - Stoch ve Dia. Açık olarak gözüküyor ki ortada çok ciddi bir çelişki var. Spor yazarlarını zaten hiç anlamadım, hiç bir zamanda anlayamayacağım. Geçen sene Özer ve Mehmet Topuz'u herkes kanat oyuncusu olmadıkları, kanatta oynayıp bir orta kesemedikleri için yerden yere vuruyorlardı. Ancak birşey unutuyorlardı. Bu takım o kadar maçı üst üste bu iki oyuncu sayesinde kazanmıştı. Selçuk yıldız olmuştu. Selçuk'un yıldız olma nedeni o dönem aşırı formda olması mıydı ??? Takımın orta sahasının full koşan adamlardan kurulu olması idi. Böylece ikili , üçlü sıkıştırmalar çoğaldı ve Selçuk gibi top kapma yeteneği fazla olan adamlar göze battı. Bir takımda 4 orta saha oyuncusunun pres yapması ile sadece iki kişinin koşması gece ile gündüz kadar fark ettirir oyunu.
Aykut Hoca burada yanıldı. Dia ile Stoch aynı tarz oyuncular. Tamam ofansif yaratıcılıkları üst düzeyde ancak defansif olarak tek yaptıkları elleri bellerinde maçı seyretmek. Stoch azda olsa çabalıyor ancak pek defansif yeteneği yok. O yüzden Stoch + Dia + Alex formülü tam olarak intihardı. Ben gerçekten Aykut Hoca'nın böyle bir yanlışa düşeceğini hiç düşünmemiştim. Dia ile Stochun aynı anda sahada olmasının tek formülü Alex'in oynamamasıdır. Nasıl zamanında Revivo - Rapaiç - Baliç'i aynı anda oynatamadıysak gene aynı problemi yaşayacağız. Bu yüzden ben Antalyaspor maçında Aykut Hoca'dan farklı bir 11 bekliyorum. Tabii ki Antalyaspor karşısında olayı fazla ciddiye almayıp gene ofansif zenginliklerle sahaya çıkabilir. Ama o zaman bilin ki maç tam mahalle maçı olur.
Açıkçası benim beklediğim 11 : Volkan - Gökhan - Lugano - Bilica - Santos - Emre - Selçuk - Cristian - Dia - Alex - Semih.
Tabii Özer'in son durumunu bilemiyorum. İdmanlarda oynuyor ama maç kondüsyonu ne durumdadır tam emin değilim Bildiğim kadarıyla Topuz bu maça yetişemiyor.
Bu maç bir nevi Paok maçının provası olacak. Herkesin aksine ben hiçte karamsar değilim maç ile ilgili. YB maçları tamamen bir hayal dünyasından uyanıştı Aykut hoca için. Ben kendisini tanıdığım kadarıyla söyleyeyim aynı hatayı iki kere yapacak biri değil. O yüzden artık çift kanat oyunculu çıkacaksak sahaya 3 orta sahalı, Alex ile çıkacaksa ise tek kanat oyuncusu ve özer -topuz ikilisinden birini kadroya alarak çıkacaktır.
Son olarak hep söylediğimi burada bir kez daha tekrarlayayım. Bilica - İlhan tandemi intihar etmekle eş değerdir. O yüzden YB'nin girdiği pozisyonları hele böyle bir orta saha dörtlüsüylen oynarken fazla kaale almayın. Lugano döndüğü an olay düzelir. Üstelik Bekir gibi sinir stres içinde oynamayan, harika ters kademeye giren GG'de takıma dönmüşken.
Son ekleyeceğim şey Emre'nin bence Antalya maçında oynatılmayıp kondüsyon çalışmasına tabi tutulması gerekliliği. Milli maçı izledim şimdi. Sezon başı kampına tam olarak katılamadığı için ciddi eksiklikleri var. Ufak bir kuvvet idmanı seansı kendine getirir açığı kapatır. Benden söylemesi...
Mamadou Niang
Sene başından beri yok Fabiano yok Forlan yok Gyan derken bir baktık ki Niang hayatımıza girdi aniden. Herkes Suarez gibi bitirici, Fabiano gibi kuvvetli, Forlan gibi gezgin, Gyan gibi dağıtıcı bir oyuncu istiyordu genel olarak baktığımızda. Niang'ta hepsinden bir parça mevcut. Zaten o yüzden bir anda değeri inanılmaz artarak Fransa'daki en önemli forvet haline geldi.
Peki Niang Fenerbahçe'nin aradığı adam mı ?
Bence değil. Sebebi ise Fenerbahçe'mizin o muhteşem forvet katliamcısı sistemi. Öncelikli olarak Niang fizik itibari ile tek forvete uygun bir oyuncu değil. Türkiye'de İsmail Güldüren tarzından oynayan sürüyle stoper var. Resmen dayak yiyerek cimciklenerek hucum etmeye çalışıyorsunuz. Niang'ın yanında Marsilya'da kapı gibi kuvvetli Brandao oynuyor. Tek forvet sadece derbi müsabakalarında oynuyorlar. Fenerbahçe'ye gelince ise her maç tek forvet. Kalas defanslar, bol tekme, sıkı markaj. Sonunda hepimiz ne bekleyeceğiz. Niang'tan bol gol. Eğer FB daha önce yazdığım gibi Alex-Stoch-Dia-Niang dörtlüsü ile sahada mücadele ederse, Niang'ıda Kezman-Guiza-Anelka üçlüsüne dördüncü halka olarak takarız.
O yüzden bence Aykut Hoca yanlış bir tercih yapıyor. Hiç desteklememe rağmen Gyan sisteme daha uygun bir oyuncu. Çözüm ne derseniz.
Çözüm çift forvete geçiş. Bir de iddia ortaya atayım. Herkes dalga geçecek ama. Guiza ile Niang çift forvet oynasın bu sene FB'nin gol ortalaması minimum 2,5 olur.
Fenerbahçe'nin YB maçında sahadaki problemi neydi ????
Sorun basit... Hucumda etkisiziz. Sebebi defans oyuncularımız oyun kuramıyor. Defansta etkisiziz. Sebebi ileri oyuncularımız geri gelmiyor.
Fenerbahçe takımının tandeminin İlhan - Bilica olması utanç kaynağıdır. Bilica´yı top tolayıcı yapmam. İlhan´ı güreş federasyonuna bağışlarım.
Artık şapkayı önümüze koymanın zamanı geldi geçiyor. Ya bu seneyi kaybedeceğiz ya da radikal kararlar alacağız. İlk iş defansa luganonun yanına högh tipi bir adam alarak olmalı. Bu saatten sonra Bilica´nın bir yararı olmayacağını hepimiz öğrendik. Bu arada Aykut ve İsmail Hoca´ya kocaman bir sitemde bulunayım rakibi analiz edememişler. Bir takım rakip takımın etkili hucum oyuncularının ne tarafa çalım attığına kadar bilmelidir. Ama dün Bilica ve İlhan gösterdiki biz bu çalışmayı yapmamışız. adam hep içe çalım atarken bizimkiler dışı kapatmaya çalıştılar. Bu teknik ekip zaafiyetidir.
Orta sahanın artık Gattuso - Pirlo - Ambrosini üçlüsü gibi kurulması lazım. Bitti artık 2 ön libero olayı.
3 Orta saha devrin gerçeğidir. Özer - Topuz - Emre - Selçuk - Cristian buraya aday. Bana kalırsa buraya bir takviye daha yapılmalı. Çünkü Özer ve Emre her an sakatlanabilecek tipte oyuncular. Cristian´da bence çok iyi futbolcu olmasına rağmen seyirci ile arası gergin. Bu böyle sürdükçe adamdan verim alınamaz.
Kanatların adamları belli. Artık adam eksilten iki kanat oyuncumuz var hayırlı olsun. Dia´da Stoch´da çok etkili olurlar. Özellikle Dia çok adam attırır bu ligde.
Maalesef artık takımda en sevdiğim hatta taptığım Alex´e yer yok. Oyun yapımızı insanlar ezberledi. Artık değişikliğin zamanı geldi. Dün hep orta sahaya gel top al kaptan diye didindim. Bir kez bile almadı. orta yuvarlakta eli belinde topun ona gelmesini bekledi. Artık isviçre´nin en sıradan takımı bile buna izin vermiyor. üzülerek söylüyorum ama artık Alex´in joker senesi olması lazım.
Forvete gelince. Gökhan hiç bir zaman büyük takım oyuncusu olamaz. Onu 90 dk sahada tutmak intihar etmektir. Sadece küme düşmemeye oynayan takımlar ile oynanan maçlarda 10 dk max oynatırım. Semih deseniz moralman bitik. Kafada bin türlü sorun var belli. ama camiaya yazık ediyor. ayıp bence yaşanan bu olaylar. Oynayacaksa kafasını tam vermeli.
Dünden sonra mutlaka tez zamanda geçti borun pazarı sür eşeği niğdeye olmasına rağmen kalburüstü bir santrafor alınacaktır. Bence UEFA´ya şimdiden gitmemiz en hayırlısı oldu. Çünkü ben kendi adıma inanmıyorum ki bu takım ŞL´de tur atlayabilsin. En azından grupta 3. olup oraya geçeceğimize‚ baştan tozunu yutarak adım adım gidelim.
Takıma gelince. Ben gene yanlış transfer yaptığımızı düşünüyorum. Bence Stoch ve Dia ikisi birden alınmamalıydı.
Biri yeterliydi. Çünkü profilleri aynı. Gene Revivo-Rapaiç-Baliç olayına dönücek olay.
Kafamdaki takıma gelince... Ben olsam...
Volkan
GG - Lugano - yabancı transfer - Santos
Topuz - Emre - Yabancı transfer
Dia Özer
Yabancı Transfer
şeklinde bir takım kurarım. En azından dinamik ve mücadele eden olur. Stoch´ta rakip yorulunca girip daha etkili olur.
santos konusuna da değinmek istiyorum. Ben olsam kilo verene kadar kadroya almam. Bel kalın hareket edemiyor. Profosyonel değilsen oynamayı hak etmezsin.
Aykut hoca için konuşmak çok erken ama bence ilk büyük takım tecrübesinin acemililiklerini yaşıyor.
Gitmesi gerekenler mi : Guiza - Deivid - İlhan - Bilica - Önder.
Kazım artık ne olduğunun farkındadır umarım. Şımarıklığının bedelini ödedik gene. ama suç onda mı hayır kesinlikle.
Maalesef çok sevdiğim ve saydığım Aziz Başkan ve Aykut Hoca´da...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






